Yaşlılık Döneminde Görülen Depresyon

Yaşlılık Döneminde Görülen Depresyon

Yaşlanmak, herkesin yaşayacağı, geciktirmek için türlü yollara başvurduğu, ama bir şekilde herkesin yaşayacağı korkulu rüyasıdır. Artık yaşamın sonuna yaklaşıyor olmak bazı kişilerde aşırı gerginlik sıkıntı ve depresyona varan sorunlar yaratabilir.

Peki yaşlılık depresyonunun en önemli nedenleri nelerdir ve nasıl önlenebilir biraz bunun hakkında konuşalım.

Öncelikle gençlik ve yetişkinlik döneminde hayata geçirilemeyen istek, arzu ve amaçlar yaşlılıkta yaşanan depresyon için önemli bir temel oluşturur. Bu nedenledir ki, genç ve yetişkinlerde bilişsel davranışçı terapi sürecinde yarım kalan sonlandırılmamış ya da hiç başlanmamış amaç ve hedefler hayata geçirilmeye teşvik edilir. Hatta verilen ödevler bunlar temel alınarak düzenlenir. Çünkü şimdi ve buradaki tedavinin yapılandırılması ve ileriki süreçlerde ve yaşlılıkta daha huzurlu bir yaşam sürülmesi için yarım kalmamış hedefler çok önemlidir.

Bir aile ve çocuk sahibi olamamak, yaşlılık döneminde hayata kalıcı ve kendinden bir şey bırakamadan veda etmek anlamına geleceği için gerginliğe, huzursuzluğa, öfke ve depresyona sebep olabilir. Bu nedenle genç ve yetişkinlikte bir aile ve çocuk sahibi olmak, tercih edilmiyorsa koruyucu aile olmak, ya da gönüllü olarak çocuklarla ilgili konularda çalışmak, bir hayvan sahibi olmak ilerde yaşlılıkta yaşanması muhtemel üzüntüler için çözüm olabilir.

Diğer bir sorun da sağlık sorunlarıdır. Sağlık problemleri birçok yaşlı bireyi yaşlılık dönemini güzel geçirebilmesinden alıkoyar. Örneğin; ağrıyan dizler, kilo problemleri nedeniyle yavaşlayan vücut hareketleri, tansiyon, romatizmal hastalıklar, kalp vb rahatsızlıklar…..

Sağlık sorunlarını en aza indirgemenin yolu belirli bir yaşa gelmeden kilo probleminin halledilmesi, doğru ve sağlıklı beslenme, düzenli doktor kontrolleri, düzenli spor yapmak, faal kalmak gibi etkinliklerle gerçekleşebilir.

Çocukları ya da akrabaları tarafından çok yalnız bırakılan, özellikle hayat arkadaşını kaybetmiş yaşlı bireylerde yaşama sevinci, hayata tutunma, motivasyon, çok daha düşük olacağından, bu kategorideki yaşlılara biraz daha özen gösterilmeli, sosyal yaşama adapte olmaları için motivasyon ve teşvik destekleri yapılmalı, hayata tutunmaları, kalan ömürlerini huzurlu ve mutlu geçirmeleri için yardımcı olunmalıdır. Bu durumdaki bir yaşlının öfkeli, tahammülsüz, aksi olması çok normaldir çünkü duygu durumu tamamen bozulmuştur. Her zaman her konuda olduğu gibi bu durumda da empati yapmalı, biz bu durumda olsaydık ne hissedeceğimizi düşünmeli, yaşlı yakınımızı suçlamak ya da yermek yerine onun için ne yapabileceğimizi düşünüp, karar verip bunu bekletmeden hayata geçirmeliyiz.

Yaşlılık döneminde, kişilerin artık bir hedef ve amaçlarının kalmaması, eve kapanmaları, sadece televizyon seyrederek vakit geçirmeye çalışmaları, normalden fazla kilo almaları ya da kilo vermeleri oldukça fazla görülen bir durumdur. Böyle bir durumda, kişiye tekrar yaşam sevinci aşılamak için ailenin ve çevresindekilerin desteği çok önemlidir.

Halk Eğitim Merkezlerinin, her semtteki gönüllü derneklerinin, belirli bir yaşın üzerindeki yaşlılar için düzenlediği birçok ücretsiz ya da çok düşük ücretli etkinlikler vardır. Sağlıklı yaşam spor faaliyetleri, günlük ya da kısa süreli geziler, değişik kurslar, dans etkinlikleri, korolar, resim ve gönüllülük çalışmalar bunlardan bazılarıdır. Yakınımızdaki yaşlıları bunlara yönlendirerek hem yaşlarına uygun yeni arkadaşlar edinmelerini, hem de arkadaşlarıyla birçok keyifli etkinlik yaparak hayata sarılmalarını sağlayabiliriz.

Sonuç olarak yaşlılık dönemini spor yaparak, eve kapanmayarak, sürekli faaliyetlere katılarak, gezerek, hatta çalışarak hala verimli olabildiğini hissederek, hareketli geçiren yaşlılarda, huzursuzluk, anksiyete, depresyon ve öfke durumları çok daha az görülmektedir.

Uzm. Klinik Psikolog Pelin ÖZAYDIN