Psikolojik Travma

Psikolojik Travma

İnsanlar yaşadıkları ortamın düzeni ve sürekli olmasını isterler ve bunun gereksinimini duyarlar. Yarının şu anın devamı olmasını, kesintisiz bir yaşamı arzularlar.

Kişinin yaşamını, yaşam döngüsünü tümü ile değiştiren olaylar, kişinin yaşamında önemli yeri olan kişilerin yitirilmesi ve/veya buna neden olaylar insanda ciddi, zaman zamanda kalıcı psikolojik yaralanmalara neden olur.

Psikolojik travma;

Kişinin duygusal, fiziksel ve zihinsel bütünlüğünü zedeleyerek, yaşantısına darbe vuran ve ruhsal bozukluklara iten dramatik olaylardır.

Travma sonrası stres bozukluğu savaş, kaza, terör, saldırı, tecavüz gibi gündelik yaşamın dışındaki yaşantılardan sonra ortaya çıkabileceği gibi, deprem, sel, yanardağ patlamaları gibi doğal afetlerin ardından ortaya çıkabilen ve psikolojik travmaların yarattığı ruhsal sorunlardır.

Travma sonrasında;

Anılar çok canlıdır, olayı anımsatan ve tekrarlayan rüyalar sık görülür. Olayı anımsatan en ufak bir hatırlatıcı karşısında olayın tekrar yaşanması ve gerginlik hissi yaygındır. Stres veren yaşantıyla ilgili olan her türlü hatırlatıcıdan kaçma dikkat çeker. Psikolojik duyarlılık ve uyarılmada artma görülür, duyarlılığı ve uyarılmayı arttıran semptomlardan da mutlaka ikisi görülür.

Bunlar;

  • Uykuya dalma ve uykuyu sürdürmede güçlük,
  • Patlama halinde kızgınlık ve sinirlilik,
  • Konsantrasyon güçlüğü,
  • Aşırı şaşkınlık,
  • Aşırı temkinlilik.

Travma sonrasında kişi izlendiğinde ya da yakınlarının ifadelerinde travma öncesi ile travma sonrası kişilik özellikleri arasında tanı konacak kadar büyük bir farkın olduğunu gözlediklerini bildirilir.

Dış dünyaya karşı kızgınlık, sosyal yaşamdan geri çekilme, boşluk, ümitsizlik duyguları, gerçek ve görünürde bir neden yokken sürekli tehdit algısı içindeymiş duygusu taşıma sık sık ifade edilen ve gözlenen semptomlardır.

Yaşanan travmatik olaydan sonra yaşam artık travmadan önceki yaşam ve travmadan sonraki yaşam olarak ikiye ayrılmıştır.

Travmatik olaylar kişilerin yaşamında kaçınılmaz bazı değişikliklere neden olur. Değişen roller, iş sorunları, ekonomik sorunlar, okul sorunları, göç, sosyal desteğin azalması, sağlık sorunları, aile içi ilişkilerde ortaya çıkan sorunlar gibi.