Duygu Durum Bozukluğu

Duygu Durum Bozukluğu

Duygu Durum Bozukluğu

İnsanı diğer varlıklardan ayıran en temel özelliklerden biri de duygusal yaşantısıdır. Duygusal yaşantı en hüzünlü olandan en neşeli olana, en sakin olandan en öfkeli olana değişik yelpazeler içinde bir noktada yer alabilir. Bu yelpaze içinde yer alışına göre insanı çok neşeli, çok elemli, depresif vb. olarak tanımlarız. Duygulanım, insan olmanın insancıl davranmanın en önemli öğelerinden biridir.

İyi yada kötü hiç bir habere, hiç bir duygusal yanıt vermeyen bir insanın gerçek anlamda yaşadığını kabul etmek zordur. Duygulanımın sürekliliği açısından değerlendirecek olursak; bazı insanlar, bazı duygulara çabuk tepki verir, elleri titrer, yüzü kızarır vb.

Bu gibi durumlarda kişinin emosyonundan söz edilir. Öte yandan, kişinin gün içinde bazen neşeli, bazen kederli, veya bir ya da birkaç gün biraz kızgın sonra neşeli olduğunu söyleyebiliriz. Bu da günlük değişim gibi düşünülebilir ve kişinin duygulanımından (affekt) söz edilir. Bunlar olağan çerçeve içinde her insanda görülebilecek duygusal özelliklerdir. Oysa bu duygudurumların abartılı bir biçimde aşırı ve yerli yersiz yaşanması söz konusuysa o zaman bir duygu hastalığının olduğunu anlarız.

İnsanın ruhsal yaşamında bilişsel (cognitive) ve duygusal (emotive) süreçler birbirinden ayrılamaz. Bilişsel deyince algılamak, tanımak, değerlendirmek, zamana ve yere oturtmak, neden sonuç bağlantıları kurmak, belleğe yerleştirmek gibi zihinsel yetiler anlaşılır.

Duygulanım (affect) deyince neşe, üzüntü, öfke, kin, nefret, korku, bunaltı, kaygı gibi duygusal tepkilerin yaşanması anlaşılır. Duygulanım; bireyin uyaranlara, olaylara, anılara, düşüncelere, duygusal tepki ile katılabilme yetisidir. En yalın ve etkisiz gibi görülen uyaranlar insanda değişik derecelerde bilinçli yada bilinçdışı duygusal tepkilerle birlikte algılanır.

Duygudurum  (mood, mizaç) ise bireyin bir süre, değişik derecelerde rahat, neşeli, üzüntülü, tedirgin, öfkeli, taşkın yada çökkün bir duygulanım içinde bulunuşudur. İnsanda duygudurum dört ana başlık altında sınıflandırılabilir. Bunlar; normal duygudurum (euthymia), taşkın duygudurum (elated mood, high mood), çökkün duygudurum (low mood, depressed mood) ve sıkıntılı, tedirgin duygudurum (dysphoric mood)’dur.

Normal Duygudurum (euthymia):

Belirli sınırlar içinde dalgalanmalar gösteren, fakat kişinin kendisince ya da başkalarının gözlemlerine göre aşırılığı olmayan bir duygusal durumdur. Normal duygudurumda olan kişi kendisini iyi hissetmektedir. Öfkeleri, sevinmeleri, üzülmeleri olabilir fakat bunlarda ne kendisince, ne de dışarıdan gözlemle aşırılık, uygunsuzluk yoktur ve çevredeki koşullara uygun bir süresi vardır.

Taşkın Duygudurum (elated mood, high mood):

Kişinin günlük yaşamında aşırı neşelilik ( euphoria, öfori ), kendini aşırı iyi hissetme egemendir. Günlük yaşamda insanlar kimi durumlarda aşırı neşe, coşku içinde olabilirler.

Çökkün Duygudurum  (low mood, depressed mood):

Kişinin günlük yaşamında üzüntü, elem, hüzün duygusu egemendir. Çökkün duyguduruma en yakın normal insan deneyimi, çok sevilen yakın bir kişinin yitiminde yaşanan yas ( matem ) içinde olmaktadır.

Sıkıntılı, Tedirgin Duygudurum (dysphoric mood):

Kişinin günlük yaşamında tedirginlik, sıkıntı, öfke, mutsuzluk baskındır. Genellikle çökkün duygudurum ile birlikte görülür.

İnsanların içinde bulunduğu gerçek durumla bağdaşmayacak bir şekilde elem, keder ve mutsuzluk halleri, bunların zıddı olan neşe, keyif ve iyimserlik hali içinde bulunmalarına duygulanım bozukluğu adı verilir.

Çoğu kere bu uyumsuz duruma bir sebep bulmak imkanı olmaz ve birey her şeyin iyi gittiği bir durumda hastalanabilir veya hiçbir şeyin iyi olmadığı bir halde neşesini muhafaza edebilir. Bir duygulanım bozukluğunda ya bir belirti veya bir belirtiler kümesi ile karşılaşırız.

Kişinin bir stresle karşılaşması, sevilen bir kimsenin ya da objenin kaybı, manevi bir değerin kaybı, ekonomik güçlükler, iflas halleri ve itibarın kaybı duygulanım bozukluğuna sebep olabilir.