Yaygın Anksiyete Bozuklukları

Yaygın Anksiyete Bozuklukları

Sağlık kurumlarına başvuran hastalarda en sık görülen psikiyatrik şikayet anksiyete bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğudur.

Anksiyete (kaygı) birçok kişide zaman zaman görülen korku benzeri olumsuz bir duygudur. Normalde anksiyete genelde herkeste görülebilen strese karşı gelişen bir tepkidir. Bu sayede kişi bir tehlike anında gerekli tedbirleri alarak kedini korur. Normal düzeydeki anksiyete kişiyi her türlü tehlikeden korur.

Hastalık düzeyindeki anksiyete ise stres karşısında oluşacak olağan bir cevabın ve düzeneğin bozulması halidir. Bu durumda verilen tepkiler beklenenden daha şiddetli ve olması gerekenden daha uzun sürer. Kişinin günlük hayatını ve işlevselliğini ileri derecede bozar. Kişi sanki kötü bir haber alacakmış, bir felaket olacakmış gibi nedeni belli olmayan bir sıkıntı, endişe ve korku içindedir. Daha ağır durumlarda en şiddetli bedensel ağrının bile bu kadar rahatsız etmediği ifade edilir.

Bu hastalarda genel bir huzursuzluk ve tedirginlik hali hâkimdir. Bu kişiler günlük hayatlarındaki değişimlerde ve insan ilişkilerinde çok kaygılı, tedirgin ve endişelidirler.

Dürtüseldirler, çabuk kızma, çabuk irkilme ve bazen de aşırı huzursuzluk görülebilir. Kişilerin entelektüel kapasitelerinde ve bilişsel yetilerinde belirgin bozukluk olmadığı halde, yaşadıkları sıkıntı ve endişeden dolayı dikkatsizlik ve geçici unutkanlıklar görülebilir. Hastaların çoğu sürekli kötü bir şey olacağından endişe duyar ve korkuya benzer bir duyguya kapılırlar.

Bu durum ruhsal çökkünlüğe neden olabilir. Bu psikolojik belirtilere, kalp atışlarının hızlanması, çarpıntı, kan basıncının artması, ağız kuruması, sık idrara çıkma, kasılma, tüylerin diken diken olması, terleme, yüzde kızarma ve nefes almada güçlük gibi bedensel şikayetler de eşlik edebilir.

Yaygın anksiyete bozukluğunun genel nüfustaki yaşam boyu görülme oranı % 3-6 olarak bildirilmektedir. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat fazla gözükmektedir. Yaygın anksiyete bozukluğu daha çok geç ergenlik ve erken erişkinlikte başlar.

İlk belirtilerinin ortaya çıkması genellikle 25 -30 yaşlarında olur. Alevlenme ve iyileşmelerle giden kronik bir seyir gösterir. Bu hastalarda yaygın anksiyete bozukluğu yanında majör depresyon, panik atakları, fobiler, alkol bağımlılığı ve bazı kişilik bozuklukları da bulunabilir.

Tedavi

Yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisinde medikal tedavi (ilaç tedavisi), psikoterapi ve her ikisi birlikte kullanılabilir. Yapılan çalışmalarda her iki yöntemin de etkili olduğu gösterilmiştir.

Yaygın anksiyete bozukluğunun ilaç tedavisinde antidepresan ilaçlar kullanılır bunlar arsında birinci seçenek olarak önerilen ilaç gurubu bir antidepresan olan seçici serotonin geri alım inhibitörleridir.

Daha sonra benzodiazepinler, antiadrenerjik ilaçlar , buspiron ve son zamanlarda kullanıma giren ve antiepileptik bir ilaç olan pregabalin gibi ilaçlar kullanılmaktadır. Benzodiazepin gurubu ilaçların bağımlılık yapma riski ve uyku verici etkilerinden dolayı uzun süreli kullanımı sakıncalıdır.

Yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisinde bilişsel davranışçı terapi, destekleyici psikoterapi, çözümleyici psikoterapi, gevşeme (relaksasyon) teknikleri ve EMDR gibi psikoterapi seçenekleri kullanılır.

Bilişsel davranışçı terapi yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisinde kullanılan en etkili psikoterapi çeşididir. Bu tedavide hastalara hastalıkları hakkında psiko-eğitim verilir ve düşünce kusurlarını fark etmeleri sağlanır. Hastalar kendilerinde korku ve endişe yaratan durumlar ve düşüncelerle bilinçli olarak karşı karşıya getirilir ve bunlara karşı duyarsızlaştrılmaya çalışılır.