Çocuklara Cinsel Eğitim

Çocuklara Cinsel Eğitim

Çocuklara cinsel eğitim vermeye ne zaman başlamalı?

Cinsel eğitim doğum öncesi dönemde bebeğin cinsiyetinin öğrenilmesiyle başlayıp ergenliğin son dönemine kadar devam eden bir süreçtir. Süreç diyoruz yani 1 kere verilerek bitecek bir olay değildir. Süreğendir, farklı dönemlerde farklı bilgi ihtiyacını doğurur.

Dikkat edilirse doğum öncesi dönemden başlıyor dedik. Peki bu nasıl oluyor?

Anne-baba bebeğin cinsiyetinin öğrenilmesiyle birlikte o cinsiyete uygun tutumlar geliştirmeye başlıyorlar. Örneğin kızsa pembe, erkekse mavi giysilerini alınması gibi. Çocuk doğduğu gibi hem içgüdüsel hem de hazırlanılan tutumlara göre davranmaya başlıyor.

Her çocuğun cinsel eğitimde ilk öğrenim yeri ailedir. Bu sorular genelde 3 yaşa civarı gelmeye başlar.

Cinsel eğitimin aşamaları var mı?

Evet cinsel eğitim 3 aşamalı bir süreçtir. Okul öncesi dönem, okul dönemi ve ergenlik dönemi diye ayırabiliriz. Dolayısıyla bir önceki soruda da değindiğimiz gibi her dönemde beklenilen bilgi seviyesi de değişecektir.

Çocuğun cinsel sorular sorması normal mi?

Evet gayet normaldir. Bu soruların temelinde merak vardır. Çocuğun sorular sormaya başlamasıyla beraber ebeveynler paniğe kapılırlar.

Bunun nedeni çocuğun, cinselliği yetişkinler gibi algıladıklarını sanmalarıdır. Halbuki çocukların cinselliğe bakışı yetişkinlerinkinden farklıdır. Çocuk kendini, cinsiyetini ve dünyayı tanımaya, algılamaya çalışmaktadır. Bunlar masumane sorulardır.

Cinselliği nasıl konuşalım ve konuşurken nelere dikkat edelim?

Öncelikle yetişkinlerin pek çoğunun sandığı gibi cinsel eğitim; cinsel pozisyonların ya da sevişme türlerinin anlatımı olmadığını açığa kavuşturmalıyız. Bu nedenle ebeveynlerin konuşurken çekinmesine gerek yok.

Konuşmak için doğru zaman çocuğumuzun bize soru sormaya başladığı zamandır. Öncesinde konuşmanız gerekmez.

Sorduğu soruları geçiştirmemek, ertelememek gerekiyor. Cevabını bilmiyorsak “bunun cevabını bilmiyorum ama en kısa sürede öğrenip sana anlatacağım” demeliyiz. Gerçekten de cevabı öğrenip bunu çocuğa anlatmalıyız.

Hayvanlardan ya da bitkilerden örnek vermek doğru değildir. Çocuk insan cinsini merak etmektedir. Çocuk soruyu uygunsuz bir ortamda sorarsa “bu özel bir konu eninle bunu eve gidince konuşalım” demek doğrudur. Çocuk soruyu size sormuşsa “bunu git annene\baban sor diye topu diğer ebeveyne atmamalıyız. Konuşurken ;

  • Konuşacağımız yer kalabalık ve gürültü olmamalıdır. Başkaları olursa çocuk başka birşey sormayabilir ya da dikkati dağılabilir.
  • Günlük nasıl konuşuluyorsa öyle konuşmak gerekir. Yüz ifademizin tuhaflaşması, beden dilimizin değişmesi, ses tonun farklılaşması doğru değildir. Çocuk konuşulan şeyden rahatsız olunduğu anlar.
  • Çocukla konuşurken onunla göz teması kurmak ve onun göz seviyesine eğilmek önemlidir.
  • Yanıtlarken başka bir işle uğraşmamak gerekir.
  • Başlangıç cümleleri olarak;” bunu senin yaşında bende merak etmiştim” ya da “iyi bir soru. Bunu seninle konuşmak isterim” ya da “sanırım pek çok yaşıtında bu sorunun cevabını merak ediyordur” tarzında cümlelerle başlanabilir.
  • Cinsel organlara isim takmak doğru değildir; “penis” ve “vajina” olarak öğretilmesi gerekir.

Bazı çocuklar cinsel soruları hiç sormazlar, bu iyi midir?

Bu genellikle ailelerinde memnuniyetle karşıladıkları bir durumdur. soru sormayan çocukla adeta gurur duyarlar ve “o taraklarda bezi olmadığı” için mutlu olurlar. Çocuğunuzun soru sormaması çok da normal bir durum değildir.

Dikkat dağınıklığı olabilir ya da sizinle olan ilişkisi sorunlu olabilir. İlgi azlığı da soru sormaması için yeterli bir nedendir. Cevap alamayacağını ya da kendisine doğru düzgün yanıt verilmeyeceğini biliyorsa sormaktan çekinebilir. Sağlıklı olan çocuğun cinsel sorular sormasıdır.

Daha önce de değindiğimiz gibi bu sorular çocuğun kendini ve dünyayı tanıma çabasıdır. 

Cinsel eğitim neden önemlidir? Verilen eğitimin kalitesi ya da kalitesizliği nelere yol açıyor?

Bizler, vücudumuz hakkındaki bildiklerimizin yaklaşık %80ini ilk 18 ayda öğreniyoruz. Cinsellik hayatın temel ve doğal bir parçasıdır. Bu nedenle çocuğun soru sorması da tekrar edelim ki normaldir.

Çocuğu “nerden duyuyorsun böyle pis şeyleri”, “seni terbiyesiz duyamayayım bir daha “ gibi azarlasanız cinselliğin pis, kirli ve kötü birşey olduğuna inanacaktır. Türkiye’de hem kadınlarda hem erkeklerde görülen cinsel fonksiyon bozuklukları fazladır ve temelinde bu tür azarlanmalar, susturulmalar vardır. Yani cinselliği pis ve kötü bişey gibi algılayan çocuğun ileride cinsel yaşamı da sorunlu olacaktır.

Bizimki gibi kapalı toplumlarda cinselliğin sadece üremeyle ilgili olduğu sanılıyor. Halbuki cinsellik pek çok konuyu kapsar ve üreme sadece bunlardan biridir. Anne ve babaların bu sorular karşısındaki paniği gereksizdir.

Bu sorular aynı zamanda yetişkin olarak sizin de cinsellikle, cinsel bilgi ve tutumlarınızla olan yüzleşmenizdir. Rahat değilseniz rahat cevap da veremezsiniz.

Evde kaliteli ve tatmin edici bir eğitim verdiğinizde çocuk dışarıdaki kaynaklara meyletmez.

Ama bilgi açığı varsa, merakı doyurulmuyorsa, sağdan soldan, arkadaşlardan, dergilerden, internetten bilgi öğrenmeye çalışacak ve belki de pek çok yanlış bilgini sahibi olacaktır. Bu nedenle evde doğru bilgiyi alırsa, dışarıdan gelen yanlış bilgileri eleme şansı olur.

Cinsel eğitim içinde yaşanılan toplumun değer yargılarını da öğretmeyi gerektirir. Toplumun normlarından bahsetmek, gençlere istenmeyen gebelik, aids,bekaret gibi konularda bilgi vermek gerekir.

Ergenlik öncesi çocuğa mutlaka bilgi verilmelidir. Zaten ruhsal değişimleriyle yeterince hırpalanan çocuk bedensel değişimlerini de hazırlıksız olarak yaşarsa çok daha fazla zarar görecektir. Ergenlik öncesinde onu nelerin beklediğini, neler olacağını anlatmak gerekir.

Böylece yaşadıklarıyla daha kolay başa çıkabilecektir. Ergenlik demişken bazı yörelerde adet gören genç kıza tokat atılması gibi bir gelenek vardır. Bu çok yanlıştır. Kızın ileride vajinismusa varan cinsel sorunlar yaşamasına sebep olur. Adet kanamasına da pek çok yerde kirlenmek denmektedir.

Bunu duyan kız çocuğu adet dönemlerinden nefret edecek ve belki de çok daha kötü geçirecektir.

Bunun yerine kadın vücudunun adet dönemine neden ihtiyacı olduğunu ve neden kan geldiğini anlatmak gerekir. Yine genç erkeklere de ıslak rüyalar konusunda bilgilendirmek ve bunun vücudun doğal bir fonksiyonu olduğunu anlatmak gerekir.

Bir başka yanlışta kadınların bir araya geldikleri ev oturmalarında çocukların yanında cinsel şeyleri konuşmalarıdır.genellikle ilk geceler ve o ilk gecenin ne kadar kötü ve korkutucu geçtiği anlatılır. Bu bilgiler çocuk dinlemiyor görünse bile kafasına yerleşir.

Yine bir annenin çocuklarına sürekli -ne kadar fedakar olduğunu ispatlama çalışması olarak- nasıl acı çekerek doğum yaptığını anlatması da doğru değildir. Bunun yerine doğum yapmanın bir miktar can acıttığını ama bebek kucağa alınınca tüm o acının geçtiği ve buna değdiği anlatılmalıdır.

Bunların yanında cinsel eğitimin bir başka parçası da çocuklara mahremiyetin öğretilmesidir.

Çocuk sizin cinsel organlarınızı görmek isteyebilir veya eşinizle aranızdaki cinsel ilişkiyi sorabilir. Bu durumda “bunlar çok özel şeyler ve başkalarına anlatılmaz” demelisiniz. Yatak odasına girerken kapı çalması gerektiğini öğretmelisiniz ve siz de onun odasına öyle girmelisiniz.

Mutlaka ayrı yatmaya alıştırmalısınız. Odası ayrı olmalıdır. Aynı odada yatmak sakıncalıdır.

Çocuklar sizin cinsel ilişkinize ya da sözlerine tanık olabilirler ve bunlar onların ruhlarında ciddi travmalar yaratır. Odası ayrı olmalı ve küçük yaşlardan hatta başından böyle alıştırılmalıdır. Farklı cinsiyetteki kardeşlerin odaları da ayrı olmalıdır.

Çocuğu başkalarının yanında soyunmaması ve yabancı birine kendini elletmemesi gerektiği konusunda da bilgilendirmelisiniz. Kendi bedeninin mahremiyetini bilmelidir. Özellikle küçük kız çocuklarına yaz aylarında çok açık giydirmek doğru değildir.

Otobüste ya da kucağa her alınışında iç çamaşırın görünmesi bundan sapkınca bir haz alacak kişilerin işine yarayabilir. Buna dikkat etmek muhafazakarlık değildir. Derli toplu giydirmek kendi bedeninin ve sınırlarını öğrenmesine yardımcı olur.

Özellikle Türkiye’nin çocuk pornosunda önde giden ülkelerden biri olduğunu düşündüğümüzde çocuklarımızı bu tür olaylardan korumalıyız.

Çocukların sorabileceği sorulara bazı örnekler verelim

Sorulabilecek ne tipik sorular şunlardır ve daha çok okul öncesi dönemde gelir.

  • Çocuk kendi cinsel organın ne olduğunu ne işe yaradığını sorabilir. Bu soruya okul öncesi dönemde olan bir çocuk için; “ağzımız yemek yemeye, gözümüz görmeye yaradığı gibi penis ya da vajina da çiş yapmaya yarar.”
  • “Memeler neden vardır ne işe yarar”? ya da “benim neden memelerim var ya da yok” diyen bir çocuğa; “anneler bebek doğurdukları için memeleri vardır. Buradan gelen sütle bebeklerini beslerler.”
  • “Bebek anne karnına nasıl girer”? “bebek nasıl olur?” Bu tarz bir soruya;”annelerin karnında bebeklerin oluşması için bir yer vardır. Bebekler orada büyürler. İyice büyüdükleri zamanda annenin bacaklarının arasındaki bir delikten dışarıya çıkarlar” tarzında cevaplar vermek yeterli olacaktır.